☩Sihir dünyasına hoşgeldiniz (Günün gösteri müziği)☩

7 Mayıs 2013 Salı

Dans eden kart



Uçmak her zaman özgürleşmek ile ilgili olmuştur.Özgürlük için güvervcinler uçurulur . Çok uzaklara gidebilmek için uçmak gerekir . Biz insanlar evrilirken kanatlarımızı kim aldı  ki   ? onları sevmiyor muyduk yoksa ? Bu mümkün olamaz... şu meleklere bir bakın . Teolojik olarak onları her zaman kanatlı bir biçimde  resmettik . Asalet ve adalet timsali kişiler teolojik olarak öyle yüceltilirler ki onların kanatları çok gelişkin olur . Günümüz posmodern toplumu (modern sonrası) her şeyi metalaştırmaya o kadar alıştı ki doğrusu bu durum bizlerin hayal gücünü en  üst  seviyeye çıkartabilecek bir  ortama  zemin   hazırladı .  Böylece doğa üstü  kavramlar  gerçeğe  çok  daha yakın bir görünüm kazanmış oldu. Bütün bunların etkilerini çevremizde görebilmek mümkün. Şöyle ki "marvel kahramaları,bilim kurguya dair olan her şey" kitleleri kendine hayran bırakabilme yeteneğine sahip.Biz postmodern bir toplum olarak gerçekte olmayan varlıklara kendimizi hayran etmeyi çok seviyoruz.Belkide bu nedenle cadılar bayramı yeni düzende kendine kalıcı bir yer bulabiliyor.O halde gerçeklik artık çokta önemli değil.Belki de  Yunan Filozofların cevap aradığı "gerçek nedir ?"sorusu günüzmüzde çok daha ayakları yere basan bir soru olarak karşımıza çıkıyor.Bizler soyut bir zihnin somut kavramlara yüklediği anlamlar arasınsına sıkışıp kalmış bir insan hayvanıyız aslında.

Dans eden kart

Her şeyi somutlaştırmayı çok sevdiğimize göre bu yazımızda bu konuya yakışır bir sihirbazlık olması gerek.İşte karşınızda dans eden kart numarası.Umarım sizler için yeteri kadar somut bir çalışma olmuştur.
Gördüğünüz gibi kartımızın arkasına simetrik biçimde yapıştırdığımız aynı oyun kağıdı böyle bir ilizyon yapabilmek için son derece yeterli.Bu numarada dikkat etmemiz gereken tek şey hileli parçanın simetrik bir biçimde yapıştırılmasıdır.


    -Emeğe saygı için alıntı yapmak isteyen arkadaşlarımız lütfen link göstersinler.



    Uglywizard©Copyrighted2012

    28 Nisan 2013 Pazar

    Telekinezi ile kaşık bükmek


    Telekinezi kavramı psişik olarak tabir edilen insanların sahip oldukları özel bir güç olarak herkesçe kabul edilmektedir.Bu konuda yapılan çalışmalar böyle bir gücün varlığını henüz kanıtlayabilmiş değildir.Kamuoyunda bu gücünü kullanabildiği iddia edilen insanlar Rus psişik "Nina Kuligina" ve İsrailli psişik "Uri Gellerdir."Telekinezi gücünü açığa çıkartabilmek için sessiz bir ortamda,her günün aynı saatinde,aynı yerde,dinç bir şekilde bir nesneyi hareket ettirebilmek için o nesneye odaklanmak bir yol olarak kabul edilmektedir.Bu alanda uzman olan kişilerin iddialarına göre ilk zamanlarda kağıt gibi nesneleri hareket ettirebilmek bu konuda iyi bir egzersiz olarak görülmektedir.Bu konuda uzman olan kişiler kendilerinin metal gibi nesnelere hükmettiklerini iddia ederler.

    Neden kaşık?

    Tıkınmaya başladığımız zamanlar bizlere yardım eden bu favori gereç sanayi devriminden bu yana karşımıza metal şeklinde çıkmaktadır.İnsanların sahip olduğu genel algı her kaşığın sağlam olduğu yönündedir.Çünkü hiç kimse yere düşen kaşık veya çatalın kırıldığını görmüş değildir.Yani bir diğer değişle yemek yemek dışında hiç birimiz bu gereçleri parçalamayı düşünmemişizdir.Öyle ki bu aletlerin metal olması onların kırılmayacağı yönünde bir genel algı oluşturmaktadır.Haydi bu algıyı yok edelim...

    Nelere ihtiyacımız var?

    İhtiyacımız olan nesneler:
    • 3 adet çatal ya da kaşık
    • 3 adet çatal ya da kaşıktan en az bir tanesi düşük kaliteli olmalıdır.
    Uygulama

    1. İlk olarak yapmamız gerek şey çatal ya da kaşıkları elimize alarak seyircilere sağlamlıklarını göstermektir.Bunun için seyircilerin kaşık ya da çatallarınıza dokunmasına izin de verebilirsiniz.Bunun için seyircilerin yanına gidin ve gösteriyi yapacağınız yerden bir süreliğine uzaklaşın.
    2. Herkes ikna olduktan sonra gösteriyi yaptığınız yöne doğru yönelin.Isterseniz bu sırada kalitesiz olan kaşığı tek bir hamle ile bükebilirsiniz.Çünkü sandığınız kadar kuvvetli değil..
    3. Ikinci bir alternatif olarak kaşıkları gösteriği yaptığınız düzleme koyduğunuz sırada ani bir hareketle de bükebilirsiniz.
    4. Son olarak bütün gereçleri gösteri yaptığınız düzleme koyduğunuz anda büktüğünüz kaşığınızı elinize alın ve sallamaya başlayın.Gördüğünüz gibi kaşık bir anda bükülmeye başlayacak (yani bükülüyormuş gibi görünecek)
    Haydi bunu video ile biraz daha netleştirelim ve maddlerimizi tek tek sıralayalım...  video
    • Videoda görüldüğü gibi kaşıklardan biri düşük kaliteli bir kaşık.
    • Kaşık veya çatallarımızı seyircilerimize gösterdikten sonra istersek gösteriyi yaptığımız yere yürürken isterseniz de kaşıkları masaya koyarken de bükebilirsiniz.
    • Kaşığın büküldüğünü seyirciler görmediği için biz kaşığımızı salladığımızda sanki bükülüyormuş gibi gözükecektir. 

    -Emeğe saygı için alıntı yapmak isteyen arkadaşlarımız lütfen link göstersinler.

    Uglywizard©Copyrighted2012



    24 Nisan 2013 Çarşamba

    Simyacilara "Merhaba" diyelim:Su şaraba nasıl dönüşür?


    Ölümsüzlük,bakırı altına çevirmek,gençliğin sırları ve daha bir cok erişemediğimiz nokta ortaçağda "simyaci" denilen kişiler tarafından araştırılıyordu.Günümüzde "simya" kavramı "kimya" şeklini almıştır.Kimya biliminin gelişimine baktiğımız zaman simyacıların gerçekleştirmek istedikleri bu önemli konular uzerine çalısırken günümüz kimya dünyasının farkında olmadan temellerini atmaya başlamıştır.Hadi bu konu hakkında tarihe şöyle bir göz atalım.

    Dünya'nın ilk imparatoru Qin:Qin yeryüzünün en buyuk devletini Isa'dan once 221 yılında yönetmeye başlamış ve onun doymak bilmez egosu bugunkü Çin'nin temellerini atmıştır.Bu imparator ülke topraklarını o kadar fazla genişletmiştir ki yer yüzündeki hiç bir şeyin ondan güçlü olduğunu görmek istemez.Öyle ki ülkesinin de ebedi bir sekilde ona ait olması için her şeyi yapmaya hazırdır.Ölüm korktuğu tek şeydir ve onu da yenmek için bir planı vardir.Bunun için ölmeden önce kendisine devasa bir mezar yaptırmıstır.Bu öyle büyük bir mezardır ki içerisinde onu koruyan binlerce toprak asker vardır ve bu askerler günümüze kadar gelmeyi başarmıştır.
     Eşsiz onlan bu tarihi eserler Imparator Qin'nin ne kadar büyük bir imparator oldugunu gözler önüne sermektedir.Onun doymak bilmez yönetme ve hakim olma iştahi gözünü kör etmiştir ve kendisi hayatta olmasa bile arkasında onun dediklerini yapabilecek varlığının garantisi olan bir ordu bırakmayı başarabilmiştir.Simyacilarin Isa'dan once de var oldukları bilinmektedir.O donemde ünlü olan simyacılarin temel amacı bakır madenini altına çevirmenin yanisira hükümdarlarını ölmüsüz kılmaktı.Simyacilar bu amaclarını gercekleştirebilmek icin o donemde keşfedilmiş ''civa"yi ölümüzlüğün kaynagı olduğuna inanırlardı.Genel bir inanışa göre Imparator Qin'nin ölüm nedeni  ölümsüzlük icin kendisine sunulan "civa" misketlerini yutmasıdır.Günümüz modern bilmi "civa"nın çok zehirli bir madde olduğunu ortaya koymuştur.
    Ebedi Ordu


    Bu açıdan  simyacıların yaptıkları her çalişma günümüz      kimya       bilminin     temellerini atmiştir.Öyle ki kimya bilminin  orta    çagda uğrastiği  konular insanların  egolarını tatmin etmeye    yonelik  olduğu  için  suyu   şaraba  çevirmek,bakırı altina dönüştürmek     veya ölümsüzlük   gibi   konular her zaman şarlatanların   veya  bağnazların   bir   aracı olmuştur.Bu konuda yapılan her araştırma günümüz kimyacılarının sahip olduğu bilginin birikimini sağlamıştır.

    Bu yazımızda sizlere simya bilmine konu olmuş olan suyu şaraba dönüştürme numarasını göstermeye çalişacağım.Bu numara sizlere harika bir görsel şolen sunabilir ancak siz siz olun asla yaptığınız bu karışımı içmeyi denemeyin.Bu karışım sizlere ölümsüzlük vermez ancak bunu imparator Qin gibi denemek isterseniz bu sizin elinizde.

    Iste ihtiyacımız olan malzemeler:
    1)Genellikle deneylerde kullanılan bir damlalık

    2) 2 adet boş bardak



















    3) Bardakların yarısını doldurabilecek kadar su
















    4)Bir şişe "Sodium Hydroxide Çözeltisi"





















    5)"Phenolphthalein" maddesi






















    6)Hydrochloric Acid



















    • Su şaraba nasıl dönüşür?
    1. Boş olan bardakların  birine 3' er damla "Phenolphthalein maddesini"damlatıyoruz.
    2. Daha sonra öteki bardağa 3'er damla "Hydrochloric Acid" damlatıyoruz.
    3. Elimizdeki suyun içine de 2'ser damla "Sodium Hydroxide Cozeltisi" damlatıyoruz.
    4. Şimdi gösterimiz başlayabilir.Ilk olarak hazırladığımız suyumuzu "Phenolphthalein maddesi"nin bulunduğu bardağa döküyoruz.Gördüğünüz gibi suyumuzun rengi biranda kırmızıya büründü.
    5. Bu kırmızı sıvıyı öteki bardakta bulunan  "Hydrochloric Acid" e döktüğümüzde kırmızı olan sıvımız bir anda berrak bir renk alarak kırmızıdan eski şeffaf rengine donüşür.

    Gördüğünüz gibi bir şarap elde edemedik gibi gözüküyor.Ne yazık ki bunu tatmadan bilmemiz mümkün değil.





    -Emeğe saygı için alıntı yapmak isteyen arkadaşlarımız lütfen link göstersinler.

    Uglywizard©Copyrighted2012

    23 Nisan 2013 Salı

    Sihir ``Bilmi``:Yanan para numarasi


    Bilim son derece nesnel bir kavrami karsilar.Nesnellik cogu zaman bunaltici olabilmektedir.Oyle ki uzun sure nesnellik uzerinde durursaniz insanlar uzerindeki odaginizi kaybedebilirisiniz.Bunun icin konferanslarda uyuyan insanlari suclayamayiz.Aslinda odaklarini kaybedenler onlar degil,onlari bu hale getiren salt bilim olgusudur.

    Peki ya nesnellik odagindan sapmadan bilimsel olgulari insanlara nasil aktarabiliriz?Bunun cevabi muhtemelen odagi dogru bir sekilde yonlendirerek olabilir.Burada eglenceli bilim kavramini devreye sokarsak ogrenmeye ac insan beyinlerine bir seyler verilebilecegi kanaatindeyim.Bunun icin``Sihir Bilmi`` amaca ulasmak icin bir arac olabilir.Bu acidan sihirbazlik kavramini sadece gosterilere konu edilmis bir cerceveye sigdirmak yanlistir.

    Yanan para:Bugun sizelere yanan para numarasini aktarmaya calisacagim ve bu numarayi ``eglenceli bilim`` ile sizlere sunarak sihirbazlik numaralarinin nasil bir araca cevrilebilecegini gosterecegim.

    Cok buyuk bir ihtimalle atese verebileceginiz bir paraniz yoktur.Ancak bu paranizi atese veremeyeceginiz anlamina gelmez,Bugun sizlere yanan para numarasinin nasil yapildigini anlatacagim.Gosteri sonunda paranizi harcayabileceginizden emin olabilirsiniz.Tabiki atesle oynamak tehlikelidir.Bu nedenle bu gosteriyi kucuk banknotlar veya kagitlar uzerinde denerseniz her seyi atese verme riskini en aza indirmis olursunuz (kendinizde dahil)...

    Nelere ihtiyacimiz var?:
    • Tum ihtiyacimiz olan sey sadece bir banknot
    • Suyla karistirilmis alkol cozeltisi
    • Atesle oynamamiz icin bir cakmak
    Aslinda alkol yanma esnasinda mavi bir renkle yanar.Bizlerin bu yanma olayini ciplak gozle aydinlik ortamda gormesi oldukca zordur.Bu nedenle alevleri aydinlikta daha net gormek isterseniz su alkol karisimina birazcik ``tuz`` ekleyip cok daha sari renkete bir aleve sahip olabilirsiniz.

    Hadi paramizi atese verelim:

    • Gosteride kullanacagimiz paramizi alkol karisimimiza tamamen batiriyoruz.
    • Batirdigimiz paramizi cikarttiktan sonra uzerindeki solisyonun fazlasindan kurtulmak icin paramizi salliyoruz
    • Simdi atesle oynama zamani geldi...
    • Paramizi alttan atese veriyoruz ve paramiz alevlerle kaplandiktan sonra paramizi sallayip alevlerden kurtuluyoruz.
    Bu sayede paramiz tekrar harcanabilmek icin guvenli bir sekilde cebimize kalmis oldu.Bu gosterinin sirri alkolun yogunlugu ile suyun yogunlugu arasindaki iliski ile aciklanabilir.Gordugunuz gibi alevler yanma olayi gerceklesir gerceklesmez hizli bir yanma sonucunda ortadan kayboldu.

    Asagidaki videoda gormus oldugunuz arkadas bu numarayi cok guzel aciklamis

    -Emeğe saygı için alıntı yapmak isteyen arkadaşlarımız lütfen link göstersinler.

    Uglywizard©Copyrighted2012

    31 Ocak 2013 Perşembe

    Hayati ``Save`` Yapmak



    1990'larda bilgisayar teknolojisi Turkiye'ye getirlidiginde o zamanin video oyunlari yine o zamanin insanlari tatmin etmekle kalmiyor,beklediklerinden fazlasini veriyordu.Oyle ki;bilgisayar oyunlariyla ilgilenen kisiler icin oyunun en iyi anini kaydetmek veya herhangi bir bilgisayar hatasina karsi oynadiklari bolumu garantiye alabilmek icin belirli  zaman araliklarinda save dugmesine basma ihtiyaci duyuyorlardi.Tanriya sukur gunumuz bilgisayarlarinda bu durum  cokta onemli degil.

    Bu durum uzun sure bilgisayar oynayan insanlar icin oyle bir kronik hal almisti ki zaman zaman gunluk yasamlarinda insanlar mutlu bir an yasadiklarinda o ani save etmek gereksinimi duyuyorlardi.Tabiki gercek hayatin bir save dugmesi yoktu.Bu nedenle video ile mutlu anlari kaydetmek bu sekilde dusunen insanlar icin bir ayri oneme sahiptir.Bu sayede bir zamanlar  bilgisayar oyunlaridindaki ''save'' dugmesini somutlastrabilmislerdir.

    Bende bu yazimda cok etkili bir kart numarasini sizlere aktarmya calisacagim.Bu numarayi yaptigim ilk gun o kadar heycanlanmistim ki gosterim basarili oldugunda o ani ''save'' etmek istemistim.Gosterim yuksek hizli bir kamera ile kayit altina alindi ve hayatin bir ani onu tekrar tekrar oynayabilmem icin "save'' yapilmis oldu.

    Oyleyse su numaraya bir bakalim.










    -ilk olarak 2 oyun kartina ihtiyacimiz var












    -Gosteriyi yapabilmemiz icin elimizin resimde gosterdigimiz sekilde olmasi gerekili

    sag el arka yuz
    sag el on yuz

    -..ve simdi de kartlarimizinin ikisinide ustuste koyarak tutalim
    kartlarimizin 2 sinide arka arkaya koyduk

    -Simdi de sira 2. parmagimizla ondeki karti asagi dogru cekmeye geldi
    Ondeki karti 2. parmagimla asagi indirirken bas parmagimla oteki karta dokunuyorum
    -Bu karti hizli bir sekilde arkaya aldigimizda arkadaki kart belirmis olacak
    1

    2

    3

    4
    Son olarak bu numaranin nasil yapildigini agir cekimde izleyelim.Bu numaranin puf noktasi:gosteriyi yaparken kartimiza vurmak ve izleyicinin dikkatini dagitmak.Bu sayede tek bir vurusumuzla kartimiz aniden degismis gibi gorunecektir

                                            video

    -Emeğe saygı için alıntı yapmak isteyen arkadaşlarımız lütfen link göstersinler.



    Uglywizard©Copyrighted2012


    23 Kasım 2012 Cuma

    Belive it or not...who cares?


    Eğer özel güçlerinizin olmasını isteseydiniz hangi güce sahip olmak isterdiniz, nesneleri hareket ettirebilme gücü mü? Yoksa insanların zihinlerini okuma gücü mü? Ya da aklınızda olup da kimseye söylemek istemediğiniz başka bir güç mü? Mesela geleceği görmek olabilir mi?

    Şayet böyle bir yeteneğiniz olsaydı bunu çevrenizle paylaşır mıydınız?Ben bu sorunun cevabını çok iyi biliyorum ve diyorum ki:"Paylaşsanız dahi hiçkimse gözlerine inanmayacaktır."Aslında olması gerekende budur.Peki ya olmaması gereken şey olursa?

    -"Kral ölür ve şehir düşer"

    Yontulmamış zekaların inandıklarını düşünelim. Farklılığınız sürekli dikkatleri üstünüze çekecektir. Öyle ki bu farklılık zaman içinde bir tuhaflık halini alır. Şayet doğa üstü bir yeteneğiniz de olsa insanlar artık sizin anomali (normal dışı) olduğunuzla ilgilenecektir ve sizin bunu kısa sürede içselleştirmenize neden olacaklardır. Daha sonra aklınıza şu takılır: "lanet olsun ben bir yaratığım". Aslında bu olgu "marvel" serilerinde işlenen bir unsurdur. Oliver Wendell Holmes Jr. der ki:"bağnazın kafası göz bebeği gibidir. Ne kadar aydınlık olursa o denli küçülür". Hele ki bu serilerde aydınlıktan kimsenin göz bebeği küçülmüyor. Aksine en parlak zekalar, en parlak buluşlarla sentezleniyor. Demek ki bir tek ben aynı fikirde değilim.

                          Michel de Nostredame
    Peki ben böyle bir duyguyu nerden bilebiliyorum da sizlere bunları söylüyorum? O halde bir zaman yolculuğuna çıkma vaktimiz geldi demektir.Hadi aralık 1503'e gidelim. Küresel ısınmanın en  ufak bir izinin bile olmadığını düşünürsek ne kadar da soğuk bir aralık ayı olduğunu anlayabilirsiniz. İşte bu ayın ortalarında yer yüzüne gelmiş büyük anomaliye "sahip olduğu söylenen" bir kişi doğmuştur. Bu kişi Nostradamus ismiyle bilinir ya da asıl adıyla Michel de Nostredame. Bu kişiyi muhtemelen sosyal medyada (asosyal medya) ya da televizyonlarda duymuşsunuzdur.












    The Prophecies Nostradamus
    Kendisi geleceği görme gibi bir anomaliye sahip olduğunu ileri sürmüştür ve kitaplarında anlattığı her olay sembollerle dile getirilmiştir. Bunun amacı Nostradamus'un "anlayabilenler anlasın" şeklinde bir ilkeyi benimsemesidir. Ayrıca kitaplarında sürekli gelecek zaman yapısıyla cümlelerini oluşturmuştur. Şayet "benim böyle bir özelliğim var" diye birilerine gizlice söylemenin aksine Nostradamus;bu özelliğini kitaplarında yazdıklarıyla pekiştirmiş gibi gözüküyor. Peki insanlar bunları okuyunca neler yapıyor? Onu bir saraya koyuyorlar. Üstelik bir de onu danışman yapıp siyasi kararlarda yol gösterici olarak kullanıyorlar. Görüldüğü gibi "kral öldü,şehir düştü".

    Belive it or not...Who cares?

    Yukarıda ki tespitlerimden anlaşılacağı üzere bir şeye inanmak ya da inanmamak sizin elinizde gibi gözüküyor.Sorun sadece körü körüne inanmak değil,onu içselleştirmekte büyük bir sorun gibi gözüküyor.

    Bunca sözden sonra esas konumuza dönmemiz zamanı geldi sanırım.İşte sizlere ister inan ister inanma deriticek bir zihin okuma numarası anlatmaya çalışacağım.



    İşte gösteri elemanlarımız:


    •          Görüldüğü gibi üzerinde sihirli numaralara sahip olan 6 adet sihirli kartımız mevcut. Şimdi bu sayıların neler olduğunu görelim.








    :İşte o numaralar:

    Görüldüğü gibi sihirli rakamlara sahip olan kartlarımızı dizdiğimize göre yapmamız gerek şey numarayı yaptığımız kişiye şunu demek olacaktır:                 

                                                                 




    ""Bu kartlardan bir numara seç ve içinde seçtiğin numara olan bütün kartlara dokun.""







    Numarayı yaptığımız kişi bunu gerçekleştirdikten sonra sizde dokunulan kartlara bakarak onun hangi numarayı seçtiğini anlayabileceksiniz.





    Nasıl mı? Şuna bir göz atalım.
    Örneğin karşı taraf onca numaranın içinden ""10"" numarayı seçti.









    Yapması gereken şey ise sizlere içinde ""10"" numara olan bütün kartları vermek olacaktır.


         
      İçinde ""10"" olan kartlardan biri

    İçinde ""10"" olan başka bir kart




    • Görüldüğü gibi içinde 10 olan 2 karta dokunuldu ve sizde bu kartları aldınız.Öteki kartların içine ""10"" numarası yok.Görüldüğü gibi size içinde ""10"" olan bütün kartlar verildi.
    • Peki biz karşı tarafın ""10""u seçtiğini nasıl anlayabiliriz?
    • İşte cevap:Şu kartların sol üst köşesine bir bakın.""2"" ve ""8"" var.Bunun anlamı 8+2=10 demektir
    • İşte siz bu sol üst köşedeki sayıları topladığınızda ""10"" sayısını bulmuş olursunuz.
    • Bunu her numara için deneyebilirsiniz.Nasıl bir sistemi varsa karşıdaki kişi hangi sayıyı seçerse seçsin size içinde seçtiği sayı olan kartları verdiği sürece bu şekilde onun seçtiği sayıyı bulabilirsiniz.

    -Emeğe saygı için alıntı yapmak isteyen arkadaşlarımız lütfen link göstersinler.

    Uglywizard©Copyrighted2012





    28 Eylül 2012 Cuma

    Olmak ya da olmamak


    "Olmak ya da olmamak işte bütün sorun bu".Bize çokta yabancı gelmeyen bu sözün edebiyat dünyasından çok ilizyon dünyasına yakıştığını düşünürüm.Yapılan her gösteri olmak ya da olmamak arasındaki o ince  çizgide gidip gelen bir sihirdir adeta.İlizyon belkide bundan binlerce yıl önce yontulmamış beyinleri birazcık daha köreltmek için kullanılıyordu.Belkide bu nedenle günümüze kadar katlanarak bir yığın halinde geldi.

    Yuhanna (6:17-21) , markus (6:45-52), matta (14:22-33) incillerinde bulunan ancak Luka incilinde geçmeyen bir İsa mucizesi vardır. Hz İsa,Aziz Petrus'u suda yürütür fakat Petrus'un imanı Hz. İsa kadar kuvvetli olmadığı için Petrus Hz İsa gibi suyun üzerinde yürüyememiştir.Sizce burada Petrus İmanı zayıf olduğu için mi yürüyemedi yoksa bu sadece bir ilizyon muydu?

    Bu olaydan binlerce yıl sonra bir kişi daha su üzerinde yürüyebildi.Bu kişinin adı Criss Angel idi.
                                               video
    Gördüğünüz gibi C.Angel İsa'nın bundan binlerce yıl önce yaptığı gibi suyun üstünde yürümüş &  izleyenleri kendisine hayran bırakabilmişti.Acaba C.Angel'ın imanı Aziz Petrus'un imanından daha mı kuvvetliydi? yoksa bu sadece basit bir numara mıydı?Angel kendisini melek ilan etmediğine göre belli ki bu sadece basit ama etkileyici bir ilizyondu.Gerçektende İsa gelmiş geçmiş en büyük ilizyonistlerden biri olabilir miydi?Ne yazık ki bu sorunun cevabını sadece kendisi biliyordu.


    Bugün sizlere bakmak ve görmek arasındaki farkı gösteren yeni bir numarayı göstermeye çalışacağım.Bu numaraya "sihirli sünger topcukları" demeyi uygun buldum.
                                          
    Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi gösteriyi yapabilmemiz için ihtiyacımız olan objeler:
    • 4 adet sünger
    • 3 adet bardak (veya benzeri herhangi bir şey)
    Gösteriye başlamadan önce izleyicinin elimizde sadece 3 adet sünger olduğunu bilmesi gerekir.Eğer izleyici elinizde 4 adet sünger top olduğunu anlarsa."4 tane süngerle bunu dedemde yapar"şeklinde bir karşılık alabilirsiniz.Gerekli olan nesnelerimizi gösterdiğimize göre artık gösterinin icrasına geçebiliriz.


    İLK OLARAK SÜNGER TOPLARDAN BİRİNİ HERHANGİ BİR BARDAĞIMIZIN ÜSTÜNE RESİMDEKİ GİBİ YERLEŞTİRMEMİZ GEREKLİDİR
    Yerleştirdiğimiz bu sünger topu bardakları üst üste dizmeye başladığımız zaman ortda kalmalıdır


    GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ SARI SÜNGER TOP 2 BARDAK ARASINDA KALMIŞ DURUMDA

    Bu hazırlık aşamasını bitirdiğimize göre artık gösterimize başlayabiliriz.İlk olarak 3 adet süngerimizi yanyana dizmeliyiz.
    Bu aşamadan sonra 2 bardak arasına koyduğumuz sarı süngeri en üstteki bardağın içine atmamız gerekli
    YUKARIDAKİ RESİMDEN DE ANLAŞILACAĞI ÜZERE BARDAKLARI BU ŞEKİLDE ÇEVİRDİĞİMİZDE 2 BARDAK ARASINDAKİ SÜNGERMİZ EN ÜSTTE BULUNAN BARADAĞIN İÇİNE DÜŞMEKTEDİR
    Bu şekilde sarı süngerimizi istediğimiz yere getirdiğimize göre.Bardaklarımızı yanyana dizebiliriz.
     EN ÜSTTEKİ BARDAĞIMIZI ORTAYA ALDIK.GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ SARI SÜNGERİMİZ OLMASI GEREKEN YERDE.
    Bardaklarımızı bu şekilde dizdiğimize göre artık sihir başlayabilir.İzleyici bardakların içinde bir sünger olduğunu bilmiyor.İzleyici bardakları görmek isterse herhangi bir içi boş olan bardağı gösterebilirsiniz.Bunu yaptıktan sonra hiç durmadan gösterinize davam etmelisiniz.

    İlk olarak herhangi bir süngeri seçip ortadaki bardağın tam üstüne koymalısınız.

    ARTIK SÜNGERİMİZİN ÜSTÜ 2 BARDAK İLE KAPATILDI
    Bu aşamadan sonra süngerimiz sihirli bir şekilde bardaklarımızın içinden geçerek en alt kademeye iniyor.


    Gösterilen bu aşamalar tekrar tekrar her top için yapıldığı zaman ortaya çok iyi bir iş çıkmış oluyor
    SAĞ TARAFTA BULUNAN SÜNGER YİNE ORTAYA KONUP ÜSTÜ BARDAKLARLA KAPATILIYOR


    VE YİNE TOPLARIMIZ BARDAKLARIMIZIN İÇİNDEN GEÇEREK EN ALTA İNİYOR
     GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ HER ZAMAN FAZLADAN BİR SÜNGERİMİZ VAR VE BİZ İÇİNDE SÜNGER OLAN BARDAĞIMIZI HER SEFERİNDE EN ALTA SÜNGERLERİMİZİN ÜSTÜNE KOYUYORUZ
     BU SAYEDE EN ALTTA HER ZAMAN FAZLADAN BİR SÜNGERİMİZ OLUYOR.
     BARDAKLARIMIZI ELİMİZE ALDIĞIMIZ ZAMAN SÜNGERLERİMİZ EN ALTA İNMİŞ OLUYOR


    Görüldüğü gibi algılarımızın bizi yanlttığı doğru fakat dikkatimiz de bizi algılarımız kadar yanıltabiliyor.

    -Emeğe saygı için alıntı yapmak isteyen arkadaşlarımız lütfen link göstersinler.

    Uglywizard©Copyrighted2012